Çocuk Hastalıkları Kategorisi için

Kalp Üfürümleri hakkında

Çarşamba, Temmuz 21st, 2010

Çocukların büyük bir kısmında Kalp Üfürümleri meydana gelebilmektedir. Kalp Üfürümleri çoğunun zararsız olduğu söylenmekte ve her birinin kendine öz sesleri bulunmaktadır. Yeni doğmuş bebeklerde ve çocuk ateş nöbeti geçirdikten sonra, endişeli olduğunda veya aşırı derecede fiziksel faaliyet içinde olduğunda daha çok rastlanır.

Bazı anne ve babaların eğilimi bebek üzerinde aşırı koruyucu 1 denetimden yanadır; çocuk büyüdükçe, anne ve babası da çocuğun fiziksel etkinlikler yapmasını o derecede yasaklarlar. Oysa bu tür tedbirler gereksizdir.

Kekemelik Hakkında

Salı, Temmuz 20th, 2010

Öncelikle şunu bilmenizi gerekmektedir. Kekemelik bir hastalık değildir. Bireyin herhangi bir nedenden dolayı kelimeleri 1 çırpıda söyleyememe durumudur. Bu durumun nedeni tam olarak bulunamamıştır.

Bir kekeme size 1 şeyler söylemeye çalışırken, onu sabırla dinlemelisiniz. Kelimenin sonu 1 türlü gelemiyor diye sabırsızlandığınızı, sıkıldığınızı belli ederseniz, karşınızdaki kişinin işini daha da zorlaştırırsınız. Kekemelik genelde çocuk gençlik dönemine gelene kadar kendiliğinden geçmektedir. Fakat buna dayanarak çocuklarınızı doktora götürmekten kendinizi alı koymayın. Bazı vakalarda kekemelik kalıcı olabiliyor.

Kilo almamak

Cumartesi, Temmuz 17th, 2010

Çocuklarınızın gelişimini kontrol altında tutmanız gerekmektedir. Kilo almama çocuklar için önemli bir sağlık sorunu olabilir. Çocuklarınız Kilo almama ile birlikte kilo da kaybediyor olabilir. Doktorunuz, mama hazırlama şeklini değiştirmenizi, öğün sayısın artırmanızı ya da kilo alamama durumunu ortadan kaldırmak için, meme sütüyle destek olmanızı tavsiye edebilir.

Damak yarıklığı, mide barsak hastalıkları, kronik kalp yetmezliği, karaciğer ve böbrek hastalıkları, habis tümörler ve salgı bezleri hastalıkları çocuklarınızın kilo almasını önleyebilir. Bebeğin kilo alıp almayacağını belirlemek için hastanede bebeğe genellikle sınırsız besleme yapılır. Ayrıca fiziksel bir anormallikten şüphelenildiğinde çeşitli testler yapılabilir ve röntgen çekilebilir.
(daha fazla…)

Yeni Doğan Bebeklerde Kusma

Çarşamba, Temmuz 14th, 2010

Anne ve babaların her zaman yanıldığı nokta kusma ile çıkarmadır. Öncelikle çıkarma beslenme sonunda fazla gelen besini çıkarmasıdır. Kusma ise midedeki her şeyin çıkarılmasıdır. Bebeğin yediği gıdaları neden çıkardığı tam olarak bilinmemektedir; bunun sebebi belki de olgunlaşmamış 1 sindirim sistemi yüzündendir.

Bebeğin ağzından çıkan süt genelikle biraz ekşimsidir ve süt pıhtısı içeriyor olabilir. Bu konuda endişelenmeye gerek yoktur. Bunun sebebi dışarı çıkarılan süt sindirilme aşamasındadır.
(daha fazla…)

Meme Başı

Pazartesi, Temmuz 12th, 2010

Meme Başı seyrek olarak 1 bebeğin fazladan 1 veya daha çok meme başının olduğu görülür. Meme başları ile birlikte göğüs dokusu da bulunmaktadır. Bazen meme başında 1ayla; meme etrafındaki siyah daire eksiktir. Her ne kadar fazla meme başları genellikle göğüs bölgesinin çevresinde yer alırsa da ara sıra boyunda, sırtta, kalçada ve vulvada bulundukları da gözlenmiştir.

Bir bebek, 1 göğsü veya meme başı eksik olarak da doğabilir. Bazen göğüs altında bulunan kasın gelişmemiş olduğu görülmektedir. Böyle1 durum söz konusu ise bebeklik veya ilk çocukluk döneminde hiçbir şey yapılamaz. Fakat, çocuk erginlik dönemine erişince estetik sebeplerle ameliyat yapılabilir.

Normal büyüme ve beslenme

Cumartesi, Temmuz 10th, 2010

Yeni doğmuş 1 bebeğin ortalama ağırlığı 2.5 – 4.5 kilogram boyu ise 45 – 55 santimetre arasında değişlik gösterebilir. Bebek hastaneyi terkettiği anda, sıvı kaybı ve doğum sonrası iştahsızlığı sebebiyle doğum ağırlığının muhtemelen %6 – %10 unu kaybeder, ilk 1 ayın sonunda ise ağırlığı, doğum esnasındaki ağırlığından yaklaşık 1 kilogram daha fazla olacaktır.

Yeni doğmuş bebeğin duruşu, anne rahmindeki duruşuna benzer. Doğumda, sert 1 zemin üzerine bırakıldığı zaman, başını 1 yandan 1 yana hareket ettirebilir. Yetişkin birinin omuzuna bırakıldığında başını kaldırabilir. Yeni doğan bebekler görebilirler. Bebeğiniz, doğduğu andan itibaren gözlerinden 2030 santimetre uzaktaki nesnelere bakışlarını dikebilir ve hareket ettirilen bir nesneyi gözleriyle takip edebilir.

(daha fazla…)

Omega Yağları

Perşembe, Temmuz 8th, 2010

Omega Yağları çocuklarımızın beyinlerinin gelişimi için çok önemlidir. Omega Yağları anne sütü, fındık, soya fasulyesi, kanola bitkisi ve yeşil sebzelerin yanısıra balık yağı, ayçiçek, mısır ve tahıl ürünlerinde bulunmaktadır. Anne adaylarının doğum öncesi ve sonrasında omega 3 ve omega 6 nın dengeli beslenme rejimini uygulaması öneriliyor. Omega yağlarının, çocuğun matematik zekasını geliştirdiği, okuma, telaffuz ve yazma becerisini arttırdığı bildirildi.Omega yağlarının yeterince alınmasının çocuklarda dyslexia olarak tanımlanan okuma zorluğu, matematik, telaffuz ve yazma yeteneklerinin az olmasına neden olduğu kaydedildi.

(daha fazla…)

Otistik Çocukların Beyinleri

Çarşamba, Temmuz 7th, 2010

Amerikalı bir bilim adamı yaptığı araştırmada Otistik çocukların beyinlerin diğer çocuklara göre daha erken büyüdüğünü ortaya çıkarttı. Amerika Birleşik Devletleri Seattle kentindeki Washington Üniversitesinde yapılan 2 araştırmada, otistik çocukların beyinlerinin 12 yaşına kadar sağlıklı çocuklara göre daha hızlı büyüdüğü ortaya çıkarıldı.

Birinci araştırmayı yapan bilim adamları, 3 ila 4 yaşlarındaki otistik çocukların beyinlerinin sağlıklı çocuklarla karşılaştırıldığında %10 oranında daha büyük olduğunu tespit ettiler. Araştırma başkanı Elizabeth Aylward, otistik hastaların baş çevrelerinin yüzde 1-2 oranında büyük olduğunu söyledi.

PECTUS EXCAVATUM

Salı, Temmuz 6th, 2010

PECTUS EXCAVATUM halk arasında Huni göğüs olarak bilinmektedir. Huni göğüs, göğüs kemiğinin büyük ölçüde içe çökük olması ile belirgin 1 olgudur. Bu rahatsızlığın belirtisi sternumda (göğüs kemiği) içe çöküklük durumudur. Bu genellikle konjenital 2 kusur olmakla birlikte nadiren raşitizmden veya kronik 1 havayolu tıkanmasından da kaynaklanabilmektedir.

Ameliyat pectus excavatumlu çocukların çoğu için genellikle salık verilmez. Fakat, ağır 1 deformite söz konusu ise estetik sebeplerle ameliyat yoluna gidilebilir.

Pişik Tedavisi

Pazartesi, Temmuz 5th, 2010

Pişik bebeklerin tenine temas ettiği noktada hafif kabartılı 1 kızarıklık şeklinde oluşmaktadır. Pişik bebeği oldukça rahatsız eder ve acı verir. Pişiğin sebebi genel olarak derinin tahriş olmasıdır. Pişik tedavisinde uygulayacağınız bir kaç öneri aşağıda bulunmaktadır;

  • Bebeğinizin pişiği infekte olmuşsa mutlaka doktorunuza danışın.
  • Pişik durumunda talk pudrası ve mısır nişastası kullanılması tavsiye edilmemektedir; talk pudrası bebeğinizin ciğerlerine zarar verebilir, eğer 1 mantar infeksiyonu varsa mısır nişastası bunu kötüleştirebilir.
  • Eğer kumaş alt bezi kullanıyorsanız bezleri yıkadıktan sonra 15 dakika kadar kaynatarak tüm mikropların ölmesini ve kimyasal maddelerin uzaklaştırılmasını sağlamanız gereklidir.
  • Bazı hazır alt bezleri içerdikleri emici bir jel sayesinde derinin kuru kalmasını sağlayabilirler. Bu tip alt bezlerinin kullanımı bazı bebeklerde pişik oluşmasını önleyebilir.
  • Bebeğinizin alt bezini saat başı kontrol edin ve ıslandığı zaman hemen değiştirin.
  • Alt bezi değişiminde bebeğinizin altını dikkatle temizlemelisiniz. Bu temizliği yaparken ılık, çok hafif sabunlu veya duru su kullanabilirsiniz.
  • Bebeğinize yeni alt bezi bağlamadan önce altının iyice kurutun.
  • Bebeğinizin cildini nemden korumak için çinko oksit içeren kremler, A ve De vitamini içeren kremler veya vazelin kullanabilirsiniz.

(daha fazla…)